Seminerler Saat Kaçta Bitiyor?
İlk seminerin başlamasına sadece 30 dakika vardı ve ben hala salonun dışında bekliyordum. Bir yanda kaybolmuş bir şekilde, saatimin üzerindeki dakikaları sayıyor, diğer yanda ise bu seminerin bana ne kazandıracağını merak ediyordum. Kayseri’de küçük bir hayatım var, işlerim, evim, arkadaşlarım derken, sürekli koşturmaca içinde yaşadım. Ama bu seminer… Bu seminer hayatımda bir dönüm noktası olabilir miydi?
Bazen bazı şeyler insanı öylesine sarar ki, başka hiçbir şey düşünemezsin. Seminer de işte böyle bir şeydi. Bir anlam arayarak kaybolduğum günlerden biriydi ve kafamda dönüp duran tek soru vardı: Seminerler saat kaçta bitiyor?
Hayal Kırıklığına Gömülürken
Seminer salona adımımı attığımda, yüzlerce farklı bakışla karşılaştım. Herkesin ne kadar profesyonel, kendinden emin olduğunu görebiliyordum. Biraz da kıskanıyordum. Bende bu hava yoktu. Kayseri’de yaşam, insanı pek fazla dışa dönük yapmaz. İçine kapanık, biraz daha duygusal olur insan. Hani insanları hep gözlemler, ama kalabalık içinde kaybolmaz. Salona ilk girdiğimde de o anı yaşadım; herkes konuşuyordu, herkes birbirine ne kadar başarılı olduklarından, yeni projelerinden bahsediyordu. Ben ise tek bir soru soruyordum: Seminerler saat kaçta bitiyor?
Kendimi o kadar yabancı hissettim ki. Gerçekten bu kadar kalabalık arasında kaybolan biri var mıydı?
Bir an, arka sıraya geçtim ve tek başıma oturmak istedim. Herkes öndeki masaya yerleşmişti, kendimi daha da yalnız hissettim. Ama bu yalnızlık bile tuhaftı; dışarıdan görünmeyen bir yalnızlık. Derinlerde bir yerde, kendimi kaybetmiş gibi hissediyordum. Çünkü neye karar vereceğimi bilmiyordum, bu seminerin bana ne gibi bir etkisi olacağını. Belki de yaşamda kaybolan bir şey arıyordum.
Seminer başladı. Konuşmacı, heyecanla anlatıyordu ama ben bir şeyleri kaçırıyor gibiydim. Her kelime, her cümle bana biraz daha ağır geliyordu. Zihnimde kaybolan düşünceler vardı. İçimde, seminerin sonunda dönüp bakmak istemediğim bir boşluk oluşuyordu.
İçsel Mücadele
Seminer ilerledikçe, yavaşça zihnimdeki kaos da şekil almaya başladı. Başarıya ulaşmanın bu kadar zor olduğunu anlamıştım ama hala sorumun cevabını bulamıyordum: Seminerler saat kaçta bitiyor? Sürekli bir erteleme vardı içimde. Hayatın ne zaman, nereye gideceğini hep ertelemiştim. Ne zaman yeterince cesur olup harekete geçecektim?
Bir yandan o kalabalık arasında, herkesin benden çok daha ileriye gittiğini düşünürken, bir yandan da bu seminerin, hayatımın ne kadar önemli bir parçası olabileceğini fark etmeye başladım. Sanki bir şeyler değişiyordu. Bu seminer bir başlangıç gibiydi, ama hep beklediğim, hep beklediğimiz o dönüşüm ne zaman gerçekleşecekti?
Bir ses birden aklımda yankılandı: Seminerler saat kaçta bitiyor? Bu soruyu ilk sormamın sebebi neydi? Zihnimde çalan o soruyu çözmeliydim. Seminerin sonuna kadar durmalı mıydım yoksa sessizce salonu terk etmelimiydim?
Herkesin ne kadar dikkatli dinlediğini görüyordum ama bir şeyler eksikti. Kafamda sormaya başladığım sorular vardı: Bu kadar mıydı? Hayatımda başka bir yol yok muydu? Tüm bunlar beni sıkıştırıyor, rahatsız ediyordu. İstediğim şeyin tam olarak ne olduğunu bile bilmiyordum.
Umut ve Yeniden Başlamak
Seminer devam ederken, bir an her şey sessizleşti. Bütün etrafımdaki sesler kesildi. O anda içimde bir ışık yandı. Bir umut ışığıydı bu. Belki de seminerin bana sunduğu tek şey buydu. Kendimi bulmam için sadece biraz daha cesur olmam gerektiğini anladım. Kendimi, içsel dünyamı daha iyi tanımak ve yaşadıklarımı kabullenmek gerekiyordu.
Artık bu seminerin saat kaçta biteceği önemli değildi. Önemli olan, seminerin bana ne kazandırabileceğiydi. Zihnimi, duygularımı açmak, ne istediğimi gerçekten keşfetmekti.
Ve seminer sona erdi. Saat kaçta bitti?
Zihnimdeki soru hala yankı yapıyordu ama o sorunun cevabı çoktan değişmişti. Çünkü o seminerde bulduğum bir şey vardı: kendi içimdeki gücü ve cesareti. Kendimi kaybetmeden, geleceğe dair bir şeyler aramama neden oluyordu.
O gün hayatımda değişen bir şey oldu. Belki çok büyük bir değişim değildi, ama başlangıçtı. Seminer bittiğinde dışarıda bekleyen yalnız ben, artık biraz daha bilinçli bir şekilde bir sonraki adımımı atmaya hazırdım.
Seminer saat kaçta bitiyor? Sorusu, artık içimdeki sesin yankısıydı. Ve bir daha hiçbir şeyin aynı olmayacağını biliyordum.
Yeni Bir Başlangıç
O günden sonra hayatımda yeni bir döneme girdim. Başarıyı ve hayatta neyi elde etmek istediğimi, gerçekten neyi istediğimi daha net görmeye başladım. Kayseri’deki küçük evim, köşe başındaki kafe, oradan geçen trenler – hepsi de artık bana sadece geçmişimi hatırlatıyordu. Hayatımda bana yolu gösterecek olan şeyin sadece seminerler ve eğitimler olmadığını fark ettim. Kendimi geliştirme sürecim çok daha derinlerdeydi.
Bazen bir seminerin, bazen bir anın, bazen de sadece bir sorunun size düşündürdükleri… İşte bunlar hayatın en önemli anlarıydı. Bu soruyu, Seminerler saat kaçta bitiyor? sordum. Ama sonunda fark ettim ki, seminerlerin bitişi değil, o an içsel olarak başladığım yolculuk önemliydi.
Ve şimdi, seminerlerin saat kaçta bittiğini bilmiyorum. Ama bildiğim bir şey var: Her şeyin bir başlangıcı var.