Kamu İdaresi ile Özel İdare Arasındaki Farklar: Farklı Bakış Açılarıyla Derinlemesine Bir İnceleme Merhaba sevgili okur, Bugün sizlerle birlikte, genelde ders kitaplarında kuru tanımlarla geçiştirilen ama hayatımızın her alanında etkisini hissettiğimiz bir konunun derinlerine inmeye karar verdim: kamu idaresi ile özel idare arasındaki farklar. Ancak bu yazı, sadece teorik bilgilerle dolu bir rehber olmayacak. Çünkü meseleye farklı gözlüklerle bakmayı seviyorum. İnsanların bu konudaki düşüncelerini, yaklaşımlarını ve hatta tartışmalarını duymak bana ilham veriyor. O yüzden gelin, bu konuyu hem erkeklerin daha analitik yaklaşımıyla hem de kadınların toplumsal etkileri önemseyen bakışıyla masaya yatıralım. Kamu İdaresi Nedir? Temel Bir Çerçeve Kamu idaresi, devletin…
6 YorumKategori: Makaleler
Nefes Darlığı Ne Zaman Tehlikeli Olur? Antropolojik Bir Bakış Bir antropolog olarak, dünyanın farklı köşelerinde insanların bedenle, özellikle de nefesle kurduğu ilişkiyi gözlemlemek her zaman büyüleyici olmuştur. Nefes, yalnızca yaşamın biyolojik temeli değil, aynı zamanda kültürlerin, ritüellerin ve kimliklerin derin bir sembolüdür. Ancak bu evrensel yaşamsal hareket —nefes almak ve vermek— bazen zorlaşır. Nefes darlığı denilen bu durum, sadece tıbbi bir belirti değil; kültürel anlamları, toplumsal algıları ve ruhsal boyutlarıyla da dikkat çekicidir. Nefesin Kültürel Anlamı: Yaşamın Ritmi Antropolojik açıdan nefes, yalnızca oksijen alışverişi değildir; insanın dünya ile kurduğu bağın sembolik bir biçimidir. Tibet’te nefes, “rüzgârın ruhu” olarak adlandırılır; yaşam…
14 YorumKaynakların Sınırlılığı ve Mezara Tahta Koyma Geleneğine Ekonomik Bir Bakış Bir ekonomist için her şeyin başlangıç noktası kıtlık kavramıdır. Kaynaklar sınırlıdır; bu nedenle her tercih bir vazgeçişi doğurur. İnsan davranışlarını analiz ederken bu temel ilke, yalnızca üretim ve tüketim kararlarında değil, dini ritüellerde ve kültürel pratiklerde de kendini gösterir. “Mezara neden tahta konur?” sorusu, ilk bakışta teolojik ya da geleneksel bir mesele gibi görünse de, derinlemesine incelendiğinde ekonomik tercihlerin, maliyet-fayda analizlerinin ve sembolik değerlerin iç içe geçtiği bir alandır. Diyanet Perspektifinde Tahta: İnanç, Düzen ve Pratiklik Diyanet İşleri Başkanlığı’na göre mezara tahta konmasının temel amacı, defin sürecinde düzeni sağlamak, cesedin…
10 YorumGüler Yüzlü Olmak Sevap Mı? Bir Tarihçinin Perspektifinden Geçmişi anlamak, sadece eski zamanların tarihini okumakla değil, aynı zamanda bugüne nasıl yansıdığına dair derin bir düşünme sürecidir. Bugün, “güler yüzlü olmak sevap mı?” sorusu sadece bir toplumsal davranış biçimi mi, yoksa dini ve kültürel bir yükümlülük mü? Bir tarihçi olarak, bu soruyu tarihsel bir bakış açısıyla incelemek, geçmişin kültürel ve dini düşüncelerinin günümüzde nasıl şekil aldığını görmek açısından ilgi çekici bir yolculuk olacak. Geçmişin izleri, bugünümüzü şekillendirirken, bizler de geçmişten gelen mirası anlamaya çalışıyoruz. Güler Yüz ve İslam Dini: İyiliğin Simgesi Türk toplumunun ve genel olarak İslam kültürünün önemli bir öğesi…
8 YorumHennessy Viski mi Konyak mı? Bilimin Işığında Damak Tadının Gizemi Bir akşam dostlarla oturmuş, sohbet koyulaşmışken masaya gelen kadehlerden biri Hennessy… Kimimiz onu viski sanır, kimimiz ise “hayır o bir konyak” diye düzeltir. Peki, gerçekten Hennessy nedir? Viski mi, konyak mı? Bu yazıda, bilimsel merakın rehberliğinde ancak herkesin rahatlıkla anlayabileceği bir dille bu sorunun peşine düşüyoruz. Damıtma tekniklerinden kimyasal bileşenlere, tarihsel köklerden üretim süreçlerine kadar uzanan bu yolculukta, içtiğimiz şeyin ardındaki bilimi birlikte keşfedelim. Hennessy’nin Kökeni: Bir Yanı Tarih, Bir Yanı Bilim Öncelikle işin temelinden başlayalım: Hennessy bir marka adıdır. 1765 yılında İrlandalı Richard Hennessy tarafından Fransa’nın Cognac bölgesinde kurulan…
10 YorumBirinci Dereceden Kanserojen Maddeler: Küresel ve Yerel Bir Bakış Dünyaya farklı pencerelerden bakmayı seven biri olarak, bazı konular var ki ne kadar karmaşık ve korkutucu görünse de yüzleşmeden edemiyoruz. “Kanserojen” kelimesi de bunlardan biri. Hepimizin hayatına bir şekilde değen, kimi zaman bir haber başlığında, kimi zaman bir ürün etiketinde karşımıza çıkan bu kelime, aslında çok daha derin bir tartışmanın kapısını aralıyor. Bugün, birinci dereceden kanserojen maddeler konusuna hem küresel hem de yerel gözle bakarak, ne olduklarını, neden önemli olduklarını ve toplumların bu konuda nasıl farklı tepkiler verdiğini birlikte keşfedeceğiz. Birinci Dereceden Kanserojen Maddeler Nedir? Dünya Sağlık Örgütü’ne (WHO) bağlı Uluslararası…
14 YorumGöreli Güçsüzlük Ne Demek? Toplumsal Yapıların Görünmez Dengesi Üzerine Sosyolojik Bir Analiz Bir sosyolog olarak toplumsal düzeni anlamaya çalışırken hep şu soruyla karşılaşırım: “Güç gerçekten kimin elinde, yoksa herkes bir yönüyle güçsüz mü?” Bu soru, bireylerin toplum içindeki konumlarını ve ilişkilerini anlamak için anahtardır. Çünkü toplum, görünür ve görünmez güç ilişkilerinin örüldüğü bir ağdır. “Göreli güçsüzlük” kavramı da tam bu ağın ortasında durur: mutlak bir zayıflıktan değil, bir başkasına kıyasla daha az güce sahip olma halinden bahseder. Bu yazıda, bu kavramı toplumsal normlar, cinsiyet rolleri ve kültürel pratikler çerçevesinde inceleyeceğiz. Çünkü güçsüzlük, yalnızca bir eksiklik değil; aynı zamanda bir ilişkidir.…
14 YorumGöreceli Ne Demek Ekşi? “Göreceli” kelimesi gündelik dilde sıkça kullanılır; ancak bu kelime üzerine yapılmış tartışmalar hem felsefede hem sosyal bilimlerde derin izler bırakır. Ekşi Sözlük’te “Göreceli ne demek?” başlığı altında açılan paylaşımlar, bu kavramın hem halk dilindeki yansımasını hem de düşünsel katmanlarını ortaya koyar. Bu yazıda hem kelimenin kökeni ve felsefi arka planı incelenecek hem de Ekşi Sözlük bağlamındaki tartışmalarla bütünleştirilecektir. — Köken ve Temel Anlam Türk Dil Kurumu’na göre “göreceli”, “varlığı başka bir şeyin varlığına bağlı bulunan, mutlak olmayan, bağıntılı, izafi, nispi” anlamına gelir. [1] Bu tanım, “bir şeyin kendi başına değil, başka şeylere kıyasla tanımlandığı” görüşünü içerir.…
14 YorumGudde Ne Demek TDK? Antropolojik Bir Perspektiften Dilin Gizli Katmanları Bir antropolog olarak dillerin, sadece iletişim aracı olmadığını; aynı zamanda kültürün, kimliğin ve kolektif hafızanın aynası olduğunu biliyorum. “Gudde” kelimesi, ilk bakışta küçük bir yerel deyim gibi görünse de, dilin derinliklerinde yaşayan toplumsal anlamların izlerini taşır. Türk Dil Kurumu’na göre “gudde”, bazı yörelerde “küçük et parçası, yumru veya bezelye büyüklüğünde şişlik” anlamına gelir. Ancak bu basit tanımın ardında, insan bedenine, doğaya ve toplumsal kimliğe dair çok katmanlı bir sembolik dünya gizlidir. “Gudde”nin Kökenine Antropolojik Bir Bakış TDK tanımında gudde, tıbbî bir nesne gibi görünür; ancak halk dilinde bu kelime çoğu…
8 YorumBir Tarihçinin Merakıyla: Grotesk Mizah Nedir? Bir tarihçi olarak her zaman geçmişi anlamanın, bugünü kavramanın anahtarı olduğuna inanırım. Arşivlerde dolaşırken, kimi zaman bir karikatür, kimi zaman bir sahne metni karşıma çıkar; yüzeyde komik, derinde ise rahatsız edici bir anlam barındırır. İşte o anda fark ederim: Grotesk mizah, yalnızca gülmeyi değil, aynı zamanda düşünmeyi de zorunlu kılan bir anlatım biçimidir. Bu yazıda grotesk mizahın tarihsel kökenlerinden günümüz kültüründeki dönüşümüne uzanan bir yolculuğa çıkacağız. Grotesk Mizahın Kökeni: Orta Çağ’ın Maskeleri Grotesk mizah terimi, köken olarak Rönesans döneminde bulunan “grotta” yani mağara resimlerinden gelir. Bu resimler tuhaf, eğri büğrü, insanla hayvanın karıştığı figürlerle…
6 Yorum