İçeriğe geç

14 Temmuz 1789’da Fransa’da ne oldu ?

14 Temmuz 1789’da Fransa’da Ne Oldu? Bir Devrim ve Bir Genç İzmirli’nin Anlatımı

İzmir’de bir yaz akşamı, balkonumda oturmuş bir yandan bir kahve içiyor, bir yandan da arkadaşlarımın sürekli “Hadi, yaa bir şey yap!” diyen ısrarlarını duyuyorum. İçimden “Bunlara bir şey anlatmasam, kendim anlatacak hale gelirim” diyerek eski tarihlerdeki olayları kafa karıştırıcı bir şekilde, mizahi bir dille anlatmaya karar verdim. Evet, konumuz biraz ciddi ama benim anlatım tarzım biraz daha eğlenceli. Hadi başlayalım!

Devrim Kafası ve 14 Temmuz 1789!

İlk önce devrim nedir diye bir kafayı patlatmam gerek. Devrim, aslında tam olarak ne demek? Bunu düşündüğümde, devrim gibi olmasa da bir arkadaşımın Netflix dizileriyle ilgili söyledikleri geliyor aklıma: “Ya bu dizinin finalini bozdum, hala kafayı yiyemedim” derken bir bakıma devrim yaptı, tabii kendi dünyasında. Ama 14 Temmuz 1789’da Fransa’da yapılan devrim, gerçek bir devrimdi. Bu devrim sadece bir toplumun eski düzenini değiştirmedi, aynı zamanda daha fazla özgürlük, eşitlik ve kardeşlik arayışının sembolü oldu.

Şimdi biraz da daha pratik düşünelim: Hani biz gençler bazen “Yaşamak, özgür olmak” derken tam olarak ne kastettiğimizi çözebiliyoruz değil mi? Aslında 14 Temmuz 1789’da Fransa’da tam olarak bu başlıyordu. O dönemin Fransa’sında halk açlıkla, işsizlikle ve soyluların egemenliğiyle boğuşuyordu. Yani bir nevi, devrim, “Artık yeter!” diyen halkın sokaklara dökülmesiydi.

Bir türlü hâlâ anlaşılmayan bir şekilde “Bastille Kuşatması” diye bir şey var. Bu, 14 Temmuz 1789’da Paris’teki Bastille Hapishanesi’ne yapılan saldırıyı ifade eder. O gün Fransa’nın kaderi değişti; tam 7 yıl sonra Napolyon’un çığırtkanlık yaptığı devrimci bir ruhun izleriyle dünya yeniden şekillendi.

Bastille’e Yapılan Baskın ve O Günü Anlatan Bir Diyalog

Bastille hapishanesine yapılan baskın, aslında Fransa’daki halkın “yeter” dediği, bir çeşit “patlama noktası”ydı. Ama o an orada olsaydım muhtemelen şöyle bir diyalog yaşanırdı:

Ben: “Hadi bakalım, Bastille’e giriyoruz, ama sadece bir selfie çekmeye gelmedik ha!”

Arkadaşım: “Daha neler, kapıyı kırmaya geldik, selfie’yi bırak! Rejim değişiyor, haberin olsun.”

Ben: “Rejim değişiyor, ama önce şu bekleme kuyruğu bir bitsin!”

Evet, muhtemelen orada bu şekilde şaka yapardım ama tabi ki devrimci ruhu da anlarım. İşin şaka kısmı bir yana, Bastille, kralın ve soyluların halka yaptığı zulmün simgesiydi. Bu yüzden halk, bu yapıyı yıkmayı simgesel olarak çok önemli bulmuştu.

Bastille Kuşatması ve Fransa’daki Devrim Rüzgarı

Peki, 14 Temmuz 1789’da ne oldu da Fransa’da böyle bir rüzgar esti? Sonuçta, sıradan bir günde sokaklara dökülen birkaç insan değil, şehri kuşatan halkın gücüydü. Bastille Kuşatması, Fransa’daki monarşinin sonunun geldiğini gösteriyordu. Çünkü halk, kralın yaptıklarından bıkmış ve adeta bir noktada “yeter” demişti. Hani bazen biz de küçük olaylara takılıp sinirleniyoruz ya, işte o dönemde Fransa halkının sabrı taşmıştı ve çileyi sonlandırmaya karar verdiler.

Halk, öyle böyle değil, ciddi şekilde ayaklanmıştı. Bu kuşatma bir anlamda devrimci bir spiritüel şiddetti. Tıpkı bir şarkı gibi, her notası halkın içinde bir şeyleri değiştiren, bir toplumun uyanışını simgeleyen bir nota.

Bu Devrim Kimlere Yaradı?

14 Temmuz 1789, sadece Fransa için değil, dünya için de yeni bir dönemin başlangıcıydı. Artık soyluların, kralların sömürüsüne karşı halkın direnişi vardı. Yani, halk artık “Biz de varız!” diyordu. Gerçi, bir süre sonra devrimcilerin de kendi aralarında kavga etmeye başladığını görmedik mi? Bazen devrimler de içsel çatışmalara sahne olabiliyor, tıpkı bizim arkadaş gruplarındaki o “en iyi şarkı hangisi?” kavgası gibi. Hep aynı noktaya gelip, “Ya ne fark eder, sonuçta hala bu gruptayız!” diyoruz ama derinlerde bir yerde, herkesin içsel devrimi devam ediyor.

Bastille’den Sonra Ne Oldu?

Bastille’in yıkılmasından sonra Fransa’da sadece monarşi değil, başka bir sürü şey değişmeye başladı. Devrimin en önemli dayanak noktalarından biri de özgürlük, eşitlik ve kardeşlikti. O zamanlar devrimcilere de bakıldığında, aslında bizim de hayatımızda olması gereken bir şey gibi duruyor. Kim bilir, belki 2026’da Fransa’da değil de bizde gençler bu kavramları yeniden tartışmaya başlar.

Bir şekilde 14 Temmuz 1789’da Fransa halkı, kendi kaderini yeniden yazmaya başlamıştı. Ama burada şunu unutmamak lazım: Devrimci ruh her zaman var olabilir ama bunun sürdürülebilirliği daha zor bir mesele.

“Devrim” ve Günümüz İzmir’ine Bir Bağlantı

Evet, şimdi devrimi anlattık, Bastille’i yıktık, Fransa’da olanları öğrendik. Ama İzmirli bir gencin gözünden 14 Temmuz devrimini nasıl anlatabiliriz?

Bugün devrim kelimesi, belki de Twitter’da “#HayatımDevrim” etiketiyle yapılan bir şaka kadar basitleşti. Ama geçmişte, bu kadar basit değildi. Gerçek anlamda halkın mücadelesi ve özgürlüğü için ödenen bedeller vardı.

Zaman zaman biz de, küçük çaplı devrimler yapmıyor muyuz? “Ya şu eski telefonumu değiştireyim, hadi bir tane yeni model alayım” gibi minik devrimlerle hayatımıza yön vermiyor muyuz? Devrim dediğimizde, sadece büyük bir yapıyı değil, bazen küçük değişikliklerin de güç verdiğini unutmamalıyız. Bu noktada, devrim yapmanın en iyi yolu belki de alışkanlıklarımızı değiştirmek olabilir. Sonuçta hayat bir nevi 14 Temmuz’daki gibi: Herkes biraz daha özgür, biraz daha eşit, biraz daha kardeşçe.

Sonuç: 14 Temmuz’un Bugüne Yansıması

Evet, 14 Temmuz 1789’da Fransa’da ne oldu? Sorusu basit gibi gözükse de aslında derin bir anlam taşıyor. Bugün, devrim kelimesi genellikle çok uzak ve ciddi bir şey olarak algılansa da, geçmişin devrimci ruhunu anlamak, kendi içimizde de minik devrimler yapmamıza vesile olabilir. Sonuçta, bir noktada hepimiz “yeter!” deyip bir şeyleri değiştirme cesaretine sahip olmalıyız.

Eğer 1789’da Fransa halkı “Bastille’i yıkıyoruz!” dediğinde, biz de bazen “Hadi, yeni bir şeyler yapalım!” diyebilmeli ve bu devrimin modern zamanlardaki yansıması olarak özgürlüğümüzü, eşitliğimizi ve kardeşliğimizi savunmalıyız. Tabii, bunu biraz İzmir kafasıyla yaparak, kahvemizi yudumlayarak ve bolca espri yaparak…

Kısacası, devrim bir noktada hep içimizde başlar.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
hiltonbet yeni girişbetexper güvenilir mielexbetgiris.org